Dünya alev alev: Sri Lanka – Gana – Arnavutluk – Makedonya – Hollanda – Arjantin…

Dünyanın dört bir yanından halk isyanları çıkıyor. Artan gıda enflasyonu ve hayat pahalılığında yaşanan artış tedarik zincirini de etkileyince toplumsal tepkilerin artmasına neden oldu.

Sri Lanka, Gana, Arnavutluk, Makedonya, Hollanda, Arjantin…

Dün Sri Lanka’dan gelen görüntüler etkisini halen sürdürüyorken hükümetin istifa kararının kesinleşmesini bekleyen protestocular o zamana dek başkanlık ve başbakanlık konutunu boşaltmayacaklarını açıkladı.

Sri Lanka Başbakanı Ranil Wickremesinghe’nin parlamentoda ülke ekonomisinin çöktüğünü açıklamasının ardından Sri Lanka’da sokaklar karışmıştı. Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa’nın başkanlık konutunu basan ve Başbakan Ranil Wickremesinghe’nin de evini ateşe veren protestocular hükümetin istifa kararının kesinleşmesini bekliyor.

GANA DA KARIŞTI

Gana’da da enflasyon %27,6. Gıda enflasyonu %30. Bu “kabul edilemez derecede yüksek enflasyon” yüzünden kitlesel protestolar yapılıyor ve hükümet istifa baskısı ile karşı karşıya kaldı. Gana, BM tarafından “az gelişmiş ülke” kategorisinde tanımlanan bir Afrika ülkesi iken yaşananlar sonrasında ülkede tepkilerin dozu artıyor.

Yüzlerce kişi, ekonomik gerilemenin ortasında fiyat artışlarını, elektronik ödemeler üzerindeki vergiyi ve diğer vergilere tepki göstermek için Salı günü sokaklara dökülmüştü.

Göstericilerin şiddete başvurması ve bir düzine polis memurunun yaralanması üzerine polis, izin verilen yürüyüşü göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla dağıttı.

29 göstericiyi “kamu malına saldırı ve hasar” nedeniyle tutukladılar

Protestoyu organize eden yerel “Arise Gana” lobi grubunun kıdemli bir üyesi olan Sammy Gyamfi, Reuters’e polisin ikinci gün gösteriler için güvenlik sağlamayı kabul ettiğini söyledi.

MAKEDONYA’DA AB OLAYLARI VAR

Kuzey Makedonya’da ülkenin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik müzakerelerine başlamasına olanak sağlayacak ve Bulgaristan’ın vetosunu kaldıracak öneriye karşı, başta başkent Üsküp olmak üzere bazı şehirlerde yol kapatma eylemi yapıldı.

Üsküp’teki eylemde bir saat hükümet binası çevresindeki yollar kapatıldı.

Eylem kapsamında, İştip-Köprülü, Ustrumca-Radoviş ve Pletvar-Pirlepe arasındaki yolların da kapatıldığı ifade edildi.

Başkentteki eylemde konuşan ülkedeki en büyük Makedon muhalefet partisi İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya Ulusal Demokratik Birliğinden (VMRO-DPMNE) milletvekili Dragan Kovaçki, “Hükümete, Makedon milleti ve dilinin silindiği bu ayıbın çözümü için ‘hayır’ demesi çağrısında bulunuyoruz.” dedi.

Göstericiler yol kapatma eylemlerine pazar gününden itibaren devam edeceklerini duyurdu.

Kuzey Makedonya hükümeti, AB müzakere çerçevesi ve Avrupa Konseyi’nin sonuçlarını temsil eden belgeyi, incelenmesi ve karara bağlanması için önceki gün meclise göndermişti.

BİR ZAM PROTESTOSU DA ARNAVUTLUK’TA

Arnavutluk’ta, ana muhalefetteki Demokratik Parti temsilcilerinin çağrısıyla halk sokağa çıktı, hükümeti ve fahiş zamları protesto etti.

Ülkenin farklı şehirlerinden gelerek başkent Tiran’daki Ulusun Şehitleri Bulvarı’nda toplanan binlerce kişi, başbakanlık binası önünde hükümete tepki gösterdi. Sivil toplum kuruluşları üyeleri, aktivist ve öğrencilerin de katıldığı, “Arnavutluk tehlikede” sloganıyla düzenlenen protestoda halk, Arnavutluk’un kaderini yeniden ellerine almaları gerektiğini ifade etti.

Eski Arnavutluk Başbakanı Sali Berişa, yaptığı konuşmada, Arnavutluk’un geleceğinin tehlikede olduğunu söyledi.

Arnavutluk kurtuluş cephesine katılmak için ABD’den, Avrupa’dan, binlerce kilometre uzaktan göstericiler geldiğini aktaran Berişa, “Her şeylerini bırakıp protestoya katılan, tüm Arnavutlar için bir ışık, güneş, umut kaynağı olan kadın ve erkeklere minnettarız. Bu gece hiç olmadığı kadar tüm Arnavutların zihinleri, kalpleri ve gözleri sizlere yönelmiş durumda. Bulvarın dört köşesinden geldiler çünkü sizi özgürlük saati, Arnavutluk saati çağırdı” diye konuştu.

HOLLANDA DA KÖYLÜLER AYAKLANDI

İki bin üyesi olan “Köylüler Ayaklanın” isimli telegram grubunda yayımlananlar tam bir savaş çağrısıydı: “Lahey’i yakalım. Hükümet herkese savaş ilan etti. Eğer silahlı bir savaş istiyorsanız o da olacak.”

Köylülerin protestolarında, hükümetin iklim politikaları ile ilgili özellikle çiftliklerin olduğu köylerde azot salınımını azaltmak amacıyla getirdiği kısıtlamalar köylüleri ayaklandırdı.

Hollanda’da hükümet, mahkemelerin iklim değişikliği hedeflerinin gerisinde kaldığı gerekçesiyle verdiği ihlal kararlarının sonrasında, ülkenin çoğu bölgesinde karbon emisyonunu yüzde 70, hatta bazı bölgelerinde yüzde 95 azaltma hedefi koymuştu. Bu karar pek çok çiftliğin tamamen kapanması, pek çok insanın işsiz kalması ile eşanlamlı. Kelimenin tam anlamıyla çiftçilerin kaybedecek zincirinden başka bir şeyleri yok anlamına geliyor ve başlattıkları isyan büyüyor.

Kokusuz ve renksiz olan azot elementi nefes aldığımız havada yüzde 78 oranında bulunuyor. Saf azot canlılar için zararlı değil. Ancak azot, oksijen ve hidrojen gibi diğer maddelere bağlandığında, azot oksit veya amonyak haline gelmekte ve bu maddeler insanlara ve doğaya büyük zararlar vermekte. Sanayi, bilinçsiz tarım, trafikteki araçlar doğayı büyük ölçüde kirleterek amonyak emisyonlarının doğaya yayılmasında başrol oynuyor.

Karar sonrasında tarım ve hayvancılıkla uğraşan köylüler Hollanda’nın en can alıcı altı otoyolunu, plakalarını söktükleri çekici ve traktörlerle kapatarak hayatı felç ettiler. Epe Belediyesi’nin önünde saman balyalarını yakan çiftçiler şehirde paniğe neden olurken kırsal kesimdeki başka kasabada da toplanarak yüzlerce traktörle ses getiren bir gösteri yaptılar.

ARJANTİN DE KARIŞTI

Protestocular yükselen enflasyon ve bel büken ulusal borç nedeniyle hükümeti eleştirmek amacıyla başkanlık sarayına yürürken, Arjantin Devlet Başkanı Alberto Fernandez ‘birlik çağrısında bulundu.

Arjantin Devlet Başkanı Alberto Fernandez, ülkenin bağımsızlık ilanının yıldönümü münasebetiyle yaptığı konuşmada “birlik” çağrısında bulundu ve ülkedeki farklı gruplardan bu yönde çaba sarf etmelerini istedi.

“Tarih bize birliğin en zor anlarda korumamız gereken bir değer olduğunu öğretiyor” diyen Fernandez, düşük döviz rezervleri ve yükselen küresel enflasyonun yerel ekonomiye “ciddi şekilde zarar vermesi” nedeniyle ülkenin tasarruf ihtiyacı olduğunu, “Ekonomik dengeye giden yolda ilerlemeli ve para birimimizi istikrara kavuşturmalıyız” sözleriyle ifade etti.

Onlarca yıldır ekonomik krizle boğuşan Arjantin, bu yılın başlarında başarısız olan 2018 programının yerine geçmesi için Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 44 milyar dolarlık bir borç anlaşması yaptı. Ülkedeki çoğu vatandaş, uygulanan sıkı ekonomi politikaları için IMF’yi suçluyor.

Buenos Aires sokaklarında binlerce protestocu dün öğleden sonra “IMF’den ayrılın” ve “İstemiyoruz, fon, istemiyoruz” yazılı pankartlarla yürüdü. Yürüyüşçüler hükümeti eleştirdi ve borç ödemelerinin yapılmaması çağrısında bulundu.

Başkan Yardımcısı Cristina Fernandez de Kirchner de dahil olmak üzere hükümetin bazı kesimleri de, COVID-19’un ve Sri Lanka gibi bazı ülkelerde dünyada yankı uyandıran protestolara sebep olan Ukrayna’daki savaşın etkilerini hafifletmek için daha fazla harcama yapılması çağrısında bulundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.